suatz 0 Takipçi | 4 Takip
Kategorilerim

Şiir,

Suat Zobu yazı

Suat Zobu şiir

Diğer İçeriklerim (3)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

Gemileri Yaktım..!

2016-01-09 23:12:00

.   Çok da muhabbetle sevmezdim onu, Yıllar sonra hepten gemiyi yaktım, Yüzüme yüzüme üfleme şunu, Ben bu sigarayı çoktan bıraktım.   Öksürük tıksırık beni mahvetti, Nefesimi kesti madara etti, Erken yaşlandırıp ömür tüketti, Hırlaya hırlaya merdiven çıktım, Ben de sigarayı artık bıraktım.   Ağzımın tadını alamaz oldum, Eski sağlığımı bulamaz soldum, Onsekiz yaşında elimde buldum, Gezmeye tozmaya beraber çıktım, Dua ettim sigarayı bıraktım.   Ne lanet şey imiş, ne çok mendebur, Aklına gelince sabır ette dur(!), Gece tükenmişse kudur da kudur, Gün geldi ki böyle olmuyor baktım, Şükür sigarayı artık bıraktım…   Suat Zobu 09.01.2016anKara   Sigarayı bırakalı 4 yıldan fazla oldu. Onunla ilgili olarak kaleme aldığım aşağıdaki yazımı okumanızı öneririm. İnşallah sizler de bırakırsınız. SİGARASIZ GÜNLER, SAĞLIKLI YAŞAMLAR DİLERİM. 2016'nın ülkemiz ve dünya için iyi bir yıl olması dileğiyle...   edebiyat defteri           . suat zobu (Suat Zobu) Devamı

Gemileri Yaktım..!

2016-01-09 23:07:00

.   Çok da muhabbetle sevmezdim onu, Yıllar sonra hepten gemiyi yaktım, Yüzüme yüzüme üfleme şunu, Ben bu sigarayı çoktan bıraktım.   Öksürük tıksırık beni mahvetti, Nefesimi kesti madara etti, Erken yaşlandırıp ömür tüketti, Hırlaya hırlaya merdiven çıktım, Ben de sigarayı artık bıraktım.   Ağzımın tadını alamaz oldum, Eski sağlığımı bulamaz soldum, Onsekiz yaşında elimde buldum, Gezmeye tozmaya beraber çıktım, Dua ettim sigarayı bıraktım.   Ne lanet şey imiş, ne çok mendebur, Aklına gelince sabır ette dur(!), Gece tükenmişse kudur da kudur, Gün geldi ki böyle olmuyor baktım, Şükür sigarayı artık bıraktım…   Suat Zobu 09.01.2016anKara   Sigarayı bırakalı 4 yıldan fazla oldu. Onunla ilgili olarak kaleme aldığım aşağıdaki yazımı okumanızı öneririm. İnşallah sizler de bırakırsınız. SİGARASIZ GÜNLER, SAĞLIKLI YAŞAMLAR DİLERİM. 2016'nın ülkemiz ve dünya için iyi bir yıl olması dileğiyle...   http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=107959           . suat zobu (Suat Zobu) Devamı

Mescidi Aksa'nın Nöbetçisi

2015-12-23 22:36:00
Mescidi Aksanın Nöbetçisi |  görsel 1

AŞAĞIDAKİ YAZI BANA AİT DEĞİLDİR. BELKİ SİTE KURALLARINA AYKIRI BİR ŞEY YAPIYORUM AMA BU YAZIYI HERKESİN OKUMASINI ÇOK İSTERİM. BİR TÜRK OLARAK TÜYLERİ DİKEN DİKEN EDEN BİR YAZI BU..!   TÜM DOSTLARIMIN ve YÜCE TÜRK MİLLETİMİZİN BAYRAMINI KUTLARIM.   Suat Zobu   * * *   Osmanlı ordusu Kudüs’ten çekilirken (9 Aralık 1917) Mescid-i Aksa’yı koruması için nöbetçi bırakılan Onbaşı Hasan’ın yürekleri titreten öyküsü   Tam 57 yıl nöbetine sâdık kalan Osmanlı askerini, merhum tarihçimiz İlhan Bardakçı 1972 yılının 12 Mayıs günü Mescid-i Aksa’nın merdivenlerinde görür ve yıllar sonra bu inanılmaz karşılaşmayı kaleme alır.   Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy… İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi… Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir şey, işte.   Başındaki kalpak mı, takke mi, fes mi? Hiçbirisi değil. Oraya dimdik, dikilmiş. Yüzüne baktım da, ürktüm. Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi. Yüz binlerce çizgi, kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı.   Yanımda İsrail Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Yusuf var. Bizim eski vatandaşımız. İstanbul’lu. “Kim bu adam” dedim. Lâkaydi ile omuz silkti. “Bilmem.” diye cevap verdi. “Bir meczup işte. Ben bildim bileli, yıllardır burada dururmuş. Çakılı gibi, hâlâ duruyor ya… Kimseye bir şey sormaz. Kimseye bakmaz, kimseyi görmez.”   Kan mı çekti nedir. Nasıl, neden, niçin hâlâ bilmiyorum. Yanına vardım. Türkçe “Selâmünaleyküm baba” dedim.   Torbalanmış göz kapakl... Devamı

Tanrı Dağı'nı Bilir misiniz..?

2015-12-23 22:30:00
Tanrı Dağını Bilir misiniz..? |  görsel 1

Şiirlerimize, türkülerimize, marşlarımıza taşıdığımız, hiç görmediğimiz halde içimizi burkan bir güzelliktir Tanrı Dağı.   Tarihte adı geçen, geçmeyen, unutulmuş büyük kahramanlara ait destanların yazıldığı yerlerdir. Tanrı Dağının en tepesine ulu hakanının ismini verenler, bugün Orta Asya’da bütün heybeti ile mazisini arıyor, 7010 metre yüksekliğiyle Han Tanrı Tepesi ( Khan Tengri ) kutsal Tanrı Dağının zirvesinde Türkün şanlı mazisini selamlıyor.   Aral’ın ötesindeki Tanrı Dağının özleminde olan bizler için "Yesi" de "Çimkent" de Uluğ Türkistan’da O Muhteşem Dağ’ın manzarasında bir gün yaşamak ne güzel bir kavuşmadır.   Tanrı dağlarının tepelerinde kar, eteklerinde her rengin kuşağını içinde barındıran yeşillikler vardır. Çoğunluğunu çam, ardıç, şimşir gibi ağaçların kapladığı ormanlar kendine has kokusuyla Tanrı Dağına ayrı bir güzellik ve haşmet verir.   Binlerce yıl çevresinde yaşayıp çoğalan Türkler Tanrı Dağını kutsal bilmiştir. Ne Tanrı Dağının altında ne de üstünde "altın" olmadığı halde bazen bu dağlara "Altın Dağları" da demiş, içinden çıkan nice kahramanlarına yuva olan bu tepelere ağıtlar yakmıştır. Doğayla içiçe süregelen yaşamlarıyla Türkler, dağların ulaşılamaz devasa haşmetinden etkilenerek nice efsanelere, nice destanlara taşımışlardır bu mekanları.   Türkler ilk medeniyetlerini Tanrı Dağları etrafında kurmuştur.   Eski Türk kültüründe “büyük bir dağa sahip olmayan medeniyetlerin yok olacağı” inancı hakimdi. Asya’nın geniş alanlarına dağılmış Türk boyları efsaneleştirdiği Tanrı Dağına daima kutsal gözle bakmış,... Devamı

Yalnızlaşmış Ülke: Türkiye

2015-12-23 21:59:00
Yalnızlaşmış Ülke: Türkiye |  görsel 1

“Komşunla iyi geçin; yarın başına bir iş gelirse ailenden önce onlar yetişir” diye bir anlayış hakimdir toplumumuzda.   Bizim bulunduğumuz coğrafyadan mı kaynaklanıyor yoksa başka şeyden mi bilemem ama hiçbir komşumuzla barışık değiliz. Hepsiyle değişik sorunlarımız var. Hiçbiri dostumuz değil.   Suriye eskiden Hatay’ı kendi sınırlarında gösterirdi. Bunu pek sorun etmezdik. Apo’yu barındırdığını öğrenince çok kızdık. 1999’da Türkiye’nin baskısıyla Apo’yu zorunlu olarak sınırdışı etti. Sonra ilişkilerimiz düzeldi. Hatta öyle bir hale geldi ki; bir ara başbakan-devlet başkanı düzeyinde hem de ailecek akşam yemeğini Şam’da yiyor, sabah kahvaltısını Bodrum’da yapıyorduk. Sonra ne olduysa birdenbire her şey değişti. Suriye’de iç savaş başladı. Esat birden Eset oluverdi, arada ne fark varsa. Batılı ülkelerin gazı sonucu “Suriye Muhalifleri” ile toplantı üstüne toplantılar yapıldı. Batılı ülkeler bir anda işin içinden sıyrılıp buhar oldular. Bizim kucağımızda 2,5 milyon mülteci kalıverdi. Ülkemizin her yanına dağıldılar. Sorun üstüne sorun yaşadık hala da yaşıyoruz.   Çok karıştı Suriye. PYD, YPG bilmem ne, bilmem ne…   IŞİD çıktı insanları boğazladı. Kobani’yi Mobani’yi aldı. Irak’ın, Suriye’nin derinliklerine kadar işgal etti pek çok yeri. Bunlar kimdi, bir anda nereden gelmişti kimse anlayamadı. Kimi dedi eski Saddam’ın ordusunun artıkları, kimi dedi Batılı ajanların oluşturduğu bir grup. Ama acımasızca insan boğazlamaları, canlı canlı insan yakmaları nefret uyandırdı. Bu kadar vahşice davranmasalar belki de kimsenin dikkatini çekmeyecek, parçalanmış Suriye pastasından paylarını alıp bir devletçik kuracaklardı. Ama acımasız davranıp yanlışa düşt&uu... Devamı